
Değişen moda akımları arasında blucin, Jean veya kot olarak isimlendirilen kumaş türünde pantolonlar, dönem bağımsız hemen herkesin dolabında yıllarca yerini buldu. Bu kumaş sadece pantolon değil zaman içinde gömlek, ceket, çanta, etek ve farklı tekstil aksesuarlarında da kullanılmaya başladı. İlk tanınma hikayesi ise 19.yüzyılda maden işçileri için üretilmesi başlıyor. 20 Mayıs 1873 yılında patent hakkı alınan blucin, Alman göçmeni Levi Strauss ile bu mavi renkli, pamuklu, dayanıklı kumaşı Fransa’dan getiren terzi Jacob Davis’in ortak geliştirdiği bir ürün. II. Dünya Savaşından sonra blucin popüler kültürün bir simgesi haline gelerek iyice yaygınlaşıyor.
1940’lı yılların sonunda girişimci Muhteşem Kot, Fransa’dayken bir malzeme arayışı esnasında işte bu kumaşı-blucini fark ediyor ve onu hem Türkiye’ye getiren hem de ismini veren kişi oluyor. 1960’lı yıllara gelindiğinde girişimci Muhteşem bu kumaşı Türkiye’de de üretmeye başlıyor ve “Kot” artık markalaşarak blucinden daha yaygın bir isim olarak kullanılmaya başlıyor.
Ne yazık ki 1980’li yıllarda yabancı markaların piyasaya girişi ile beraber marka zorlanıyor ve 1992 yılında Kot Ailesi üretimlerine son veriyorlar. Muhteşem Kot’un oğlu Aytaç Kot “yıllarca Kot’un bir Türk markası olduğunu anlatmaya çalıştık ama yine Levi’s Kot dendi” sözleriyle serzenişte bulunuyor, anlaşılan bu alışkanlık hala devam ediyor.
Prof. Dr. Halil İnalcık’a göre 15. ve 17.yüzyıllar arasında Denizli ve Akhisar bölgesinde yetiştirilen pamuklar Hindistan’dan gelen mavi (çivit) boya ile boyanarak, İzmir’e getirilmiş. İzmir’den ilk olarak Fransa-Marsilya’ya ihraç edilen bu dayanıklı-mavi malzeme, İspanyolların Amerika’daki kolonilere ulaştırması ile “blucin” e yani “kot” a dönüşmüş. Dünya küçük!